Kozmos: Bir Uzay Serüveni 2.Bölüm
(Yaşam Nehirleri)
129506
(72)
(43) (20) (196)

Belgesel Hakkında
9.2
belgesel afiş
VİZYON TARİHİ

16 Mart 2014

İsim: Kozmos: Bir Uzay Serüveni / Cosmos: A Space Time Odyssey
Bölüm: Yaşam Nehirleri / Some of the Things That Molecules Do
Yapım: National Geographic
Konu: Hayat dönüşüm demektir… Milyonlarca yıllık zaman zarfında yaşamın nasıl dönüşüm geçirdiğini bu bölümde izleyin.

 

Belgesel Türü

:

Türkçe Dublaj

Yorum Yap

72 Yorum Yapılmış

  1. norsk diyor ki:

    evrim,dine inancı olmayanlar tarafından kabul edilecek bir şey değildir.evrim islam ile çelişecek bir şey değildir.evrim olabilir,islama göre Allah insanı ‘evrim’ gibi bir süreç dahilinde yaratmış olabilir.eğer evrimi illaki inanç kısmına çekmek istiyorsak çekeceğimiz kısım evrimin tamamen kendi kendine tesadüfen (ki burada kastedilen bilinçsiz bir işleniş) olmuş olması veya bilinçli bir varlık tarafından yönetilmiş olması.şu çok önemlidir ki evrim ateistlerin savunduğu bir teori değildir.

  2. dilann diyor ki:

    Müslümanlar izlemesin nolur ..gidip islamın doğuşu ile alakalı şeyler izleyin yeter ki yorum yapmayın öğkk artik ya… bu arada sagan candır

  3. Ahmet diyor ki:

    birşeylerin hep üstünü örtmeye çalışıp olayı dinden uzaklaştırıyor. şüphesiz ki hiçbirşey tesadüf değildir. bu müthiş kainatın bir sanatkarı bir yaratıcısı vardır.

  4. themnlght diyor ki:

    Adam, oluşumun temelinin evrime dayandığını söylüyor. Ama şekillen her olayı “Rastgele bir durum, tesadüf ve şans” olarak açıklayabiliyor. Bunu fark ettirmeli. Kendisi de muhtemelen farkında.

  5. fatih diyor ki:

    2 kelimesinden biri evrim inanmıyorum ulan evrime inanmıyorum.
    ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.Allahuekber

  6. Çağın diyor ki:

    Peki bu göz akılsız ilimsiz olduğu halde neden sonsuz secenekten hep doğrusunu seçmiş? 😀 tesadüf diye bisey yoktur. Bir harf katipsiz bir iğne ustasiz olmaz…

  7. Emrah7209 diyor ki:

    Çok güzel bir belgesel olmuş herkese tavsiye ederim

  8. skrillex diyor ki:

    aklın yetmediği yerde tanrı başlıyor..türkiyede tv şeytan işiydi..şimdi tüm müslümanların evinde 2 şer tane var 😀

  9. cr1ss diyor ki:

    Zeka ve aklın farklı şeyler olduğunu kanıtlayan bir yapım. Tyson zeki biri ama kainata dair bu kadar çok incelik bilmesine rağmen hala tüm anlattıklarının tesadüfen olduğunu düşünebilecek kadar akıl yoksunu. Ayrıca dünya tarihi avrupadan ibaret değil, bunu da bilip izlemek gerek.

  10. clusterBlower diyor ki:

    bilgi almak için izliyordum ama bu belgeselde en fazla geçen kelime “tesadüf” ve “rastgele”.bunun neresi bilimsel Allah aşkına ya? neymiş bundan 1000lerce yıl önce herkes merkezde dünya var diye inanıyormuş. adam kendi çalıp kendi oynuyor. bu düşünce belki sadece avrupada vardı. mısırlı antik gök bilimcileri o dönemde bile her şeylerini güneşe göre ayarlamışlar. Gönderilen her kutsal kitapta evren hakkında bilgi verilmiş ve en son Kuran’da evrenin genişlediği söylenmiş ve bu adam hala bruno, galileo falan diyor. ama anlayışla karşılamak lazım herkes hayata kendi penceresinden bakıyor. adamların hayatı engizisyon mahkemesinde geçmiş, nerden bilsinler onlar milleti dünya yuvarlak diye asarken, ortadoğuda insanlar takvim ve saat yapıyorlardı.

  11. Fuki diyor ki:

    Kadının erkeğin kaburgasindan oluştuğuna inanıyorsuñ ama verime inanmiyorsun ??

  12. torso diyor ki:

    Belgesel boyunca hep en kritik noktalarda ‘tesadüf’ deyip olayı geçiştirdi.Hayatın birkaç milyar ‘tesadüfler zinciri’ olduğuna kim inanır?

  13. oktay diyor ki:

    Cok guzel bir belgesel.MS800-1200 yillari arasinda (Hristiyanlar papaligin ve kendi dinadamlarinin korkunc baskisi altinda iken)Muslumanlik akli kullanarak benzer yorumlara varabiliyordu.Ne zamanki akli bir kenara birakip sadece inanc var dedik,bu gunlere geldik.
    Bilimin sagladigi butun avantajlari kullanmak istiyoruz ama bilime katki yapabilmek icin onun on gordugu disiplinde calismak lazim.Akil in ne kadar onemli oldugunu belirtmek icin Muslumanlikta akla verilen onemi hatirlamak lazim,Gunahkar olabilmek icin yalniz akilli olmak bile yetmez Akil-balig olmak,yani akli kullanabilecek bir yas ve olgunluga gelmek te gerekmektedir.Lutfen aklimizi kullanalim.Lutfen…

  14. orhan diyor ki:

    arkadaşlar boşuna tartışıyorsunuz. bilgi yoksunluğu diyelim. evrim vardır. ama insanın maymundan geldiği bir evrim yoktur. çünkü ilk insan hz adem dir. ve evrenin varoluş sebebi insanların yaradanı öğrenmeleri ve ibadet etmeleridir. dna haritalarını gösterio evet çünkü insan topraktan yaratılmıştır. insanda evrenin bir parçasıdır. atomlarından meydana gelmiştir. kuran mucizesi sana varoluşu anlatır. maymundan insana dönüş olmadığını tam tersi insandan maymuna dönüşen lanetlenmiş yahudi insanların olduğunu açıklar. insanın en büyük evrimi pigment değişikliğinden kaynaklanan renk değişimi olabilir yani siyah insanlar.

  15. mahmud diyor ki:

    Begüm Allahu Teala buyurmuş ki; bu tarafta isteyen inanır, isteyen inanmaz.Fakat ötede isteyen cennete isteyen cehenneme denmicek 🙂

    • uyann diyor ki:

      ozaman bunun tek bir açıklaması var korkuyosun inanmanın tek sebebi bu bundan kacamasın ne kadar oyle değilim desende icine bak dogru dostum 🙂

  16. Begüm diyor ki:

    Evrim bilimsel bir gerçektir işine gelse de gelmese de kabul etmek zorundasın açık ve net ama Tanrı nın varlığı başka bir şeydir bu kanıtlanamaz inanmak veya inanmamak kişiye kalmıştır ama evrimi de inkar etmek mallıktan öte bir şey değildir evrimi inkar ederek bilimi de inkar etmiş olursun!!!

  17. Yunus Doğan diyor ki:

    İlk başdaki ateşde yürüyen adamları sadece benmi gördüm ?

  18. Yaser diyor ki:

    KOLAY ALINACAK BİR MÜSLÜMANSANIZ OKUMAYIN DERİM!!!

    Oh ne ala. İşinize gelen bilimsel gelişmeyi allahın takdiri deyip kabul edin işinize gelmeyene iftira, propaganda, yalan deyin. Ulan meme ucunuzdan tüylerinizin diken diken olmasına kadar her vücut fonksiyonunuz evrimle açıklanıyor. Evrim hakkında ne biliyorsun da reddediyorsun. “Maymundan mı geldin yani sen ehuheheheue”. Neden apandistin var bir sor kendine. Ya da nasıl vücudumuz belli başlı etkilere hastalıklara ya da ilaçlara zamanla bağışıklık kazanabiliyor. Birde mükemmel düzen olayı var. Yok kardeşim öyle bir şey. Dünyanın 1/3 ü yaşanması çok zor olan çok seyrek nüfuslu ve canlı yaşamına tam anlamıyla uygunsuz olan kum ve buzul çölleriyle dolu. Başka biri yazmış sadece türkiyede 800.000 engelli insan varmış. Bu tasarımın neresi mükemmel? He Dünya 2 cm güneşe yaklaşsa yada uzaklaşsa yanmıyor yada donmuyoruz bilin bunu. İnanmıyorsanız goldilocks alanı yazın google’a da bakın. Marsts venüste canlı yaşamını sağlayabilecek uzaklıkta güneşe ve buralarda canlı yaşamamasının sebebinin güneşe olan uzaklıklarıyla alakası yok. Sonuca gelecek olursak evrim insanları ve diğer tüm canlıları allahın yaratmış olması gerekmediğini ortaya koyar ama ne evrenin işleyişi ne de evrim teorisi yaratıcı bir gücün varlığını inkar edebilir. (Yaratıcı bir gücün varlığı ya da yokluğu kanıtlanamaz nokta) fakat bu yaratıcının hangi 5000 dinden birtanesinde bahsedilen olduğunu da bilmiyorsunuz. Amerikada yapılan araştırmalara göre (Pew report) bir dine mensup insanların 93% nin ailesinin dinine mensup olduğunu ortaya koyuyor. Bilmediğiniz başka bir nokta ise neden tanesi milyarlarca yıldızlar barındıran milyarlarca galaksi ve bu gibi milyarlarca galaksileri barındıran milyarlarca clusterlar yaratan tanrı bir nokta bile olamayan bir gezegendeki bir canlıya günde 5 vakit kimseye yarar sağlamayan bir tskım ritüeller vücut hareketleri emretsin.ya da Neden illa bir din getirmesi gerekiyor. Neden bu koskoca evrenin içindeyken uğraşmamız gereken en önemli konu başörtüsü mevzusu oluyor. Bütün bu evreni yaratmış tanrı gerçekten bu kadar sığ (evrene göre) emirler nasıl verebiliyor. İnsanların trilyonlarca yıl keşfetseler dahi hiç ulaşamayacağı noktaları tanrı niye yapar. Gerçekten güneş sistemindeki diğer gezegenlerin tek amacı insanlara dekorasyon olsun diye midir? Tanrının yüceliğini anımsatmak için mi vardır diğer galaksiler diğer herşey.üzgünüm ama bu düşünce beni tatmin etmiyor ve ayrıca bunu megaloman bir ifade olarak insanın evrende üstünlüğünün bir ifadesi olarakta görüyorum(!) tabi burada anlatılan her şeye inanmış olan, gözleri kamaşmış olan arkadaşların yere atınca yılana dönen asalara da inanıyor olmaları komik gelmiyor değil. Koskocs tanrısın. Muazzam bir evren yaratmışsın ama kendi sözünü insanlar aracılığıyla onlara vahiy gelmesi yoluyla(!) iletiyorsun. Aynısını bu çağdan bir adam söylese bizden önce siz adamı tımarhaneye kapatırsınız herhalde. Kuranda o var bu yazıyo vs demeden önce iyi düşünün kuranda orta doğuda bilinmeyen herhangi bir meyve, kültür, gelenek, hayvan ismi, doğa olayı bile geçmiyor. Koskoca kitapta (tamamını okudum bu arada) bir kere bile kar yağışı bile geçmemiş. Gökadalar bile geçmemiş. Biz yer ve göğü ayırdık diyor ve siz bu ayeti big bang için delil olarak kullanıyorsunuz ama. Aslında neye inandığınız zerre umrumda değil. Gerçekten! İnandanızda inanmasanızda bana bende gayet dindar bir ailede büyüdüm. Ama tamamen bilimle ilgili olan, dini uzaktan yakından ilgilendirmeyen bir belgeselin altında islami misyonerlik yapmanız ve en küçük bilgiyi çarpıtarak islamın kanıtı haline getirmeniz ya da bilimin b sinden anlamamanıza rağmen işinize gelmeyen herhangi bir bilimsel veriyi aynı dininizi yaşarken yaptığınız gibi sorgusuzca inkar etmeniz (gerçi dine kanıt olduğunu düşündüğünüz bilimsel verileride hiç bilmediğinize ve anlamadığınıza da eminimde) beni çileden çıkarttı.

    • Çağın diyor ki:

      Bir harf katipsiz bir iğne ustasiz olmazken ve insan bir harften daha sanatliysa insan deden mahlukun neden sanatçısı olmasin

  19. Hülya Çamlıdağ diyor ki:

    Arkadaşlar hem yaradana inanıp ,hemde oluşumumuzu bilebiliriz. bilim ve inanç ikisi birarada olunca masallardan uzak gerçek bi bilgi birikimine dönüşür.Bilim yaradanın yokluğunu değil yüceliğini anlamak için çok güzel bir yöntemdir.

  20. ali diyor ki:

    Felsefe;karanlık odada siyah kedi arayışıdır.
    Din;karanlık odada olmayan siyah kediyi ararken ”buldum” diye bağırmaktır.
    Bilim; karanlık odada el feneriyle siyah kediyi aramaktır.

  21. murat diyor ki:

    Yazılanlara bak, insan hayret ediyor. Bir tarafta deneyle, gözlemle, insanlık tarihinin binlerce yıldır belleğinden süzülüp gelen kazanımlarla ilerleyen bilim; diğer yanda tartışılamaz, sorgulanamaz, mutlak doğru kabul edilmesi gereken din. Neymiş efendim din, bilime destek oluyormuş. Dinin bilime ne denli destek olduğunu orta çağdan buyana görmekteyiz. Engizisyon mahkemeleri, zinhar haramdırlar, tiz boynu vurulalar. Yahu Hezarfen Ahmet Çelebi’yi sürgüne gönderip öldüren insanları “onlar benim atam” diye bağrına basanlar nelerden bahsediyor bak hele. Çok basit bir örnek: Adem peygamberin oğullarından Habil ve Kabil, birinin çiftçi olduğu ve diğerinin hayvancılıkla uğraştığı tüm kutsal metinlerde anlatılır. Gel gör ki, yaklaşık 13 milyon yıl evvel dünya üzerinde yürümeye başlayan insanlar öncelikle avcı-toplayıcıydılar. Değil tarım-hayvancılık, ateşten bile haberleri yoktu. Bir tarafta akla mantığa uygun olan ve çeşitli yöntemlerle ispatlanmış olan bilimsel gerçekler, diğer tarafta dünyada 1,5 milyar insanın inandığı, geri kalan 5,4 milyar insanın inanmadığı ve yalanladığı bir kitap. Tercih sizin.

    • HAMZA diyor ki:

      Kuran’ı Kerime 5,5 milyar insan inanmıyor, 1,5 mılyar ınsan ınanıyor dıyorsunda.
      Kalan 5,5 mılyar ınsanın 4 mılyarıda ya incile yada tevrata ınanıyor.
      Gelmiş burda ateistlik yapma.
      Burda bunu izleyerek bu kdar şey kendiliğinden olmuş olmasını nasıl olurda tesadüfe bağlarsın.Bunu anlatan kamil büyük olasılıkla hristiyan yada ateist.
      Seninde ondan bir farkın yok

  22. rosegillerden diyor ki:

    Çok haklısın ✌ aslında izlenmesi için söylenecek tek cümleydi bu ??

  23. Mert diyor ki:

    bakın bu olaylar kendi kendine olmuyor tamam nasıl olduğunu öğretiyor ama bunlarıda Allah yapıyor istediğiniz kadar bilgili olun ama elbet bir süre sonra kanıtlanamayacak birşey olduğunda ” Bunu Allah yarattı ” diyeceksiniz yani illaki bir sonsuz kudrete sahip bir yaratıcı vardır.

  24. Murat diyor ki:

    Evrimcilerden masallar. Bu masalları bilim diye izlemeyin arkadaşlar. Bu ilizyon. Müzikler görseller bilimsellik havası veriyor. “oluyor” “bitiyor” “genleşiyor” “kopyalıyo” “seçiyor” ????? sıfır bir yaşamda DNA RNA hücre olmadan o hücre bir organda olmadan o organ bir bedende olmadan nasıl oluyor?? hücre tek başına kendiliğinden parça parça oluşamazken oluştu genleşti hatta ışığı sevdi sevmedi histe oluşuverdi kendiliğinden 🙂 Tek bir yaratıcıya inanmak yerine zerreler adedince saçmalığı neden kabul eder ki insan? Bunları bilim diye izleyenlere eşşekler bile güler. Bilim başka bir şey arkadaşlar. Yaratıcıya inananda bilim yapabilir. Bu belgeselleri yapanlarda bir inanca sahip EVRİME İNANIYORLAR ok. Ayrıca tartışmaları neden dine getirildiğinden rahatsız olanlar. Zaten bütün mesele din üzerine. Adam 45 dk boyunca yaratıcı yok diyor kendi kendine oldu diyor. Sana “doğal” a inan diyor. Sende bilim izlediğini zannet. Doğa zekat ver demiyor tabi, zina yapma demiyor, namaz mı o da ne? artisler sizi.

  25. batuhan diyor ki:

    abi helal olsun reklam felan daha sık koyun bu işten para kazanmayı hak ediyorsunuz.

  26. uğurcan diyor ki:

    Gözün yapısını incelemek evrimin radikal darwinist bakış açısına uyumu açısından çok isabetli olmuş.Fakat işler beynin incelenmesine gelince darwinist evrim çıkmaza giriyor gibi gözüküyor.Beynin gelişimi küçük değişikliklerden farklı ve çok daha hızlı bir değişimi barındırmakta.Bence Jean-Baptiste Lamarck’ın evrim teorisi hakkettiği ilgiyi görmedi.Evrimi inceleme açısından dikkate değer bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.Maalesef biliminde dogmaları vardır.Otoritelerin ikna edilebilirliği otorite sahiplerinin objektif olmasına bağlıdır.Her ne kadar bilimin en objektif metod olduğunu çünkü kanıtlara dayandığını iddia etsekte kanıtları değerlendirme ölçütleri ayrı birer problemdir.Lamarck’ın evrim teorisini çürüttüğü iddia edilen deneylere baktığımızda bu deneylerin çok yüzeysel bir Lamarck incelemesi üzerine yapılıp parametrelerinin bir çoğunun Lamarck’ın teorisi ile alakası olmayan parametreler olduğunu görebiliriz.Darwinist evrimdeki boşlukların doldurulmasında Lamarckcı bakış açısı önemli bir rol oynayabilir.Ama bunun için bilim otoritelerinin eleştiri oklarına göğüs germek,dogmalarla mücadele edebilmeyi görev olarak kabul etmek ve dirayetli olmak gereklidir.Zaten çoğu köklü değişim ve kazanımlar böylesi bir böylesi bir sebat sonucunda elde edilmiştir

  27. joanna diyor ki:

    seth, Tanrı inancını anlamadan bu çıkarımlarda bulunma. inanç dediğin de zaten kozmik takvimde bile değil kendi takvimimizde bi saniyelik bi andır. ve din kesinlikle bilime düşman ya da ters değildir. bu inancın lezzetini de dinin gerçeklerini de bilmediğini gösteriyor. inançsız insanlar inancın ne olduğunu bilmeden hüküm vermesin lütfen. çünkü inanç tecrübeyle anlaşılır dışardan ahkam kesmekle değil. ben inançlıyım ve bilime gönül verdim. ikisini asla birbirine çarpıştırıp savaştırmadım. ne olduğunu bilmedğiniz bişey hakkında yargıya varmayın burdan bakınca basit geliyor çünkü. 5000 yıl öncesinin mezopotamyasına o çoklu dinin yaşandıgı döneme bakarsan aslında o çoklu dinin bile temelde bilimle dpğayla bi barış ve uyum oldugunu görürsün. bilimi iyi anlayıp biraz da vijdanlı olmak lazım sanırım.

  28. sanane diyor ki:

    evrim yoktur ama kendini maymunla eş tutan arkadaş varsa o başka işte…

  29. zaman diyor ki:

    eğer şuan kainatta düzen olmazsa sen olmazsın, eğer bir kalemin bile ustası varsa insanı yapan bir yaratıcı ustası olmalı dimi yok dersen o zaman… her şeyin tesadüf olması aklın alıyor mu ? misal : uzay mekiği havadan geldi olur mu

  30. erhan diyor ki:

    güzel belgeseldi ama tatlı köpekleri daha çok sevdiğimiz için mi evrim geçirip tatlılaştılar ahahaha yapmayın

  31. yasin diyor ki:

    izle belgeselini , belgesel hakkinda yorumunu yaz cek git. bu nedir kardesim hic saygi kalmamis…

  32. Seth diyor ki:

    “Bilimadamlarının içinde bile evrime inanmayan var” diyen arkadaş sızıntı dergisini ya da stv belgesel kuşağını izliyor olmalı.insanlık artık evrimi tartışmıyor. insanlık ilk insanların neden afrika’dan kaçarcasına çıktığını, medeniyetlerin nasıl da bu kadar birbinden kopuk ama muazzam geliştiğini tartışıyor. Bilim ve din taban tabana zıt. Bilim yaratıcının varlığını sorgulamıyor, insanlar neden bi yaratıcı yaratıp buna inanacak kadar aciz diye soruyor.Şu belgeseli izleyen kimseden inançlarını reddetmesini beklemiyorum tabi ki ama kafası yanlışlıkla da olsa çalışan bi insan şu belgeseli izleyip de konuyu allaha getiriyorsa harbiden sıkıntı büyüktür.

    kozmik yılın son saniyelerine yetişmiş bi insanlıktan bahsediyoruz, tanrı nerede?

    • Isimsiz diyor ki:

      merhaba ben Carl marx. Tarihi diyalektik materyalizmin kurucusuyum. ateizmin babasiyim. Felsefenin en temel 2 problemi sunlardir.

      1. Evren ezelidir, tanri yoktur.
      2. Tanri oncedir, evren ezelindegildir.

      Merhaba, ben Edwin Hubble. Teleskopla evrenin genisledigini gordum ve modern fizigin en buyuk teorisi olan big bang teorisinin temelini attim. Modern fizik verilerine gore evrejin yasi 13.7 Milyar senedir. Yani evrenin bir baslangici vardir, ezeli degildir.

      Simdi tabii senin o kafanda 2 soru var.
      1. Ben ateizmi Carl Marxtan iyi mi biliyorum ?
      2. Tanri varsa ben neden ateistim ?

  33. Siyabend diyor ki:

    Evrim teorisine karşı çıkan din adamları hadisçi, rivayetçi mezhep ve devlet insanlarıdır. Bilim bilinen şey, inanç inanılan şey. İnanılan bilinen karşısında bir kesinliğe sahip değildir. Ama bilim inanç karşısında bildiği ölçüde kesinliğe sahiptir. Şüphesiz inançta önemlidir fakat binlerce inancın bilime ve bilimsel gelişmelere yaklaşımları farklıdır. Bilim inancı yanlışlayabilir ama inanç bilimi yanlışlayamaz çünkü bilim deneyler ile ıspatlanır inanç ise ıspatlanamayan şeylere inanmaktır yani bir nevi motoru yakmamak için ” biz bilmeyiz inanırız” demektir. Bırakında bilmek isteyenler bilsin inanmak isteyenler inansın. Ama inanmak isteyenler bilmek isteyenlere ancak ve ancak bilimsel materyallerle karşı olabilir.

  34. Derya diyor ki:

    Hepimiz bu evrende birer noktayız. Bazılarımız ise “kör nokta”…

  35. hubble diyor ki:

    sizlere tavsiyem tek kaynaktan beslenmeyin diyen arkadaş 7 yaşından beri inandığı şeylere bir defa olsun eleştirel yaklaşmış da mı burada akıl veriyor. şunu izleyip iman tazeledim diyen adamlar da net bir şekilde anlayış problemi çekiyordur. evrim tartışması yapmaya bile gerek yok, bugün doktorlar neden anti biyotikleri çok fazla kullanmayın diyor, bunu anlayabilecek kadar neden sonuç ilişkisi kurabilen insana laf anlatacaksın. anlamayana istediğin kadar konuş, anlayabildiği kadar anlayacak yine.

  36. saçmalık diyor ki:

    boşuna yaşamışsın be adam kendi kendini ele veriyosun heryerde

  37. h.ibo diyor ki:

    Öncelikle çok güzel ve takip ettiğim bir site, bunun için site yöneticilerine çok teşekkür ederim. Belgesele gelince elbette güzel başarılı bir belgesel ama evrim teorisine kendi şahsım adına inanmadığımı belirtmeliyim ve şuan bile evrim teorisi tartışmasına muhalif olan bir sürü bilim adamı var. NatGeo evrim teorisine ciddi düzeyde taraftar belli. Kendi düşüncesi dışında kişilere laf atan arkadaşlar bu evrimi savunan bir yapım ama bunun kadar başarılı ve hatta daha iyi deliller sunan evrim aldatmacasını ortaya çıkaran belgeseller de mevcut. Size önerim tek bir kaynak kullanmayın. Muhalif olan belgesel yapımlarından da faydalanın eminim fikriniz değişecektir. Saygılar

  38. quasar diyor ki:

    Harika bir çalışma gerçekten bilgilendirici ve öğretici. Aynı zamanda dublajı Haluk Bilginer’in sesinden dinlemek ayrı bir tat verdi.

  39. supernova diyor ki:

    Süper bir çalışma. Bence yaşamın sırrı çözülene kadar, bilim bütün çalışmalarında Tanrının varlığını pekiştirecek. Arkadaşlar bilim yalan söylemez. Öyle bile olsa yalanları çürütmek için birileri olmalıydı. anadan doğma fikirlerle yorumlamayın. biraz bilimsel olun

  40. Efe diyor ki:

    Böyle bir sitenin varlığından memnun oldum.

  41. omerdacik diyor ki:

    Allah (Celle Celâlühü) akla getirilmeden ya da sıfatları bilinmeden ve anlaşılmadan kâinata bakılınca; büyük bir insan gibi olan kâinatı insan elbette anlayamıyor ve kavrayamıyor. Ama insan (bir de ilimden biraz bir şeyler öğrenmişse) her şeyi biliyor olmak istiyor. Her şeyi bilemeyeceğini anlayınca evrim ya da onun gibi başka fanteziler üretip bu sayede konuyu anladığına kendini inandırmaya uğraşıyor.

  42. doğukan diyor ki:

    sen Alleh ı anlayamamışsın bunu anlasan ne yazar

  43. enes diyor ki:

    Herkesi Allah yarattı ama nasıl yarattı ? işte cevabı burada Allah evrendeki hiçbir şeyi biz insanların anlayamayacağı şekilde yoktan var etmedi çoğu kişiye dünya nasıl oldu diye sorsak hepsi Allah yarattı der ama nasıl olduğunu bilmezler bilimi inkar edip Müslümanlığı savunanlar cahil insanlardan başkası değillerdir.
    Hiç bir şey bilimde kesin değildir ona bakılırsa büyük patlamada bir teoridir başka teorilerde var mesela paralel evrenler bu teoriye göre çok uzun sürede bir 2 evrenin sınırları birleşiyor ve patlama oluyor ve bu sürekli olarak devam ediyor ama en çok kabul gören teori büyük patlama bilim bütün seçenekleri değerlendirir ve aralarında en çok kabul gören desteklenen kanıtlar bulunan teoriyi kesin bir sonuç ulaşılana kadar gerçek sayar.

    • Cengiz Han diyor ki:

      bunu anlatamadık bir türlü. tamam tanrının gücünün sınırı yok ama yok evren 7 günde yaratıldı.. yok ademle havva topraktan birdenbire oluştu gibi şeyler hak değil. tanrı her şeyi sistemli bir şekilde oluşturmuş. evrimde bu sistemin bir parçası.

  44. TAHİR diyor ki:

    Asa’nın yılana dönüştüğüne inananlar,bilime inanmıyor 🙂

  45. Murat diyor ki:

    Maalesef bilimsel olarak ispatlanmamış şeyleri ispatlanmış gibi anlatıyor. Mesela bilim camiasındaki yaygın kanı, köpeklerin kurtlardan geldiği yönünde. Ancak bunun dışında hiçbir konuda fikir birliği yok. National Geographic bunu sürekli yapıyor. Evrim teorisinin doğru yanları olabilir ama bu, bu şekilde ispatlanmaz ki abi 🙂

  46. anıl diyor ki:

    yazık yaa, orada da halen yaradılışçı zihniyetler var ki bu kadar üzerine basa basa evrimi anlatmaya çalışıyor. halbuki gökten zembille inen canlı türlerine inanmak ne denli mantıklı ki?

  47. burak diyor ki:

    zihni açık olan herkes için çok yararlı

  48. umut diyor ki:

    müslümanlar izlemesin. Anlayamassınız 😉

    • özgür ozan diyor ki:

      açıklarmısın

    • mete diyor ki:

      Müslüman bir fizikçiyim.Ayrıca gök biliminde doktora sahibiyim.Anlayamadığın yer olursa sor.

      • Resul diyor ki:

        Anlamadım, hemen soruyorum. Müslümanlığını vurgulamayla kuran’ı savunmuş oluyorsun. O zaman kuran’daki şu ayeti doktoranı bitirmeden bir açıklayıversen: Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi.(14.Sure 33.Ayet)

        • berkay diyor ki:

          kendi eksenı etrafında hareket ediyor da biraz ..

        • Cankat diyor ki:

          Bütün evren genişlemeye devam ederken sen güneşin hareket etmediğini mi söylüyorsun. Düzenli biçimde gündüzün ve gecenin, bununla beraber gece ışık saçan ayın bize faydası olmadığını da mı?

      • atakan diyor ki:

        ne yazıkki günümüzde türkiyede doktora yapanların çoğunlukla iktidar yalakaların veya bir şekillde torpili olanların olduğunu hakedenin yani bu işin hakkını verebileceklerin hakettiği yere gelemeyeceklerini herkes biliyor. zaten böyle olmasaydı türkiye bilimde söz sahibi ulke olurdu

    • murat diyor ki:

      bu bütün maddeleri elementleri dünyayı ve evreni yaratan Allah’tır. ve Allah’a inananlara sen hakaret ediyorsun hemde Allah’ın dünyasında Allah’ın kainatında. bu kafirliğini bilimle bağdaştırıyorsun. çünkü İslam bilime destek veriyor ama ona uymayanlar ya yanlış davranıyor yada uymuyorlar. kendinden utan.

  49. fatih diyor ki:

    görüntüyü biraz daha net yapsak süper olacak..

  50. smile diyor ki:

    belgesel amacıyla değil sadece evrim teorisini ispatlamak için yapılmış, dikkat edin bütün konuları dönüp dolaştırıp evrime dayandırıyor.
    Yani evrim teorisi belgeselin önüne geçmiş.

  51. Yusuf diyor ki:

    Gerçekten muhteşem. Keşke okulada da ezberletmeden böyle öğretseler.

  52. Erdim diyor ki:

    Bu belgesel izlenmeden önce bilimsel bilgi ister, hiç bir bilgin yoksa saçma diyebilirsiniz ama hiçte öyle değil, resmen belgeseli de yalancı yaptınız ya.

  53. mesut sarıgül diyor ki:

    bu national geographic şu evrimi desteklemekten bir trlü vazgeçmiyor. burda da köpekleri Allah değil insanlar yarattı diyor. ne akdar saçma…

    • Erdim diyor ki:

      Doğal seçilim, mutasyon, cinsel seçilim, yapay seçilim, kalıtım gibi konulara bakarsanız bir şeyler öğrenebilirsiniz, çünkü bilim hakkında bilginizin olmadığı çok belli oluyor.

    • özgür ozan diyor ki:

      mesut kardeş sen belgeseli nerenle izliyorsun köpekleri insanlar yarattı demek istemiyor orda köpek türlerini insanlaryaratı demek istiyor çünki köpek türlerini biz yaratık

      • Recep diyor ki:

        Köpekleri yarattık yerine türettik dersek daha doğru olur.

        • Anaksimandros diyor ki:

          Bizim hiçbir şey bilmediğimiz şu yorumlara bakınca bile çok net ortaya çıkıyor. Bilimsel tartışmalara cevap olarak “kainatı allah yaratmıştır” diyerek kestirip atanlar, gökbilimleri doktorası olduğunu söyleyip bunu karşısındakini ezmek amacıyla kullananlar vs vs. Arkadaşlar, öncelikle düşüncesini ve inancını bir başkasına dayatmayan herkes dilediğine inansın bunda bir sorun yok. Ama inandığınız şeyin (ne olursa olsun) eleştirilmesine de açık olun artık. Müslümanlar, hristiyanlığı, museviliği, budizmi, hinduizmi vs eleştirir, hemde gözünü bile kırpmadan ama kazara biri çıkıp islamı eleştirmeye kalksa “vayy efendim inancıma hakaret ettin” derler. Bundan vazgeçmeniz lazım artık, bir kere islam hiç kimsenin tekelinde olan bir olgu değil, artık bütün insanlığa mal olmuş, bir yaşam biçimi haline gelmiş. Hz. muhammed bile dirilse, islamın telif hakkını iddia edemez. Siz de eleştirilere karşı islam sadce size aitmiş gibi şuursuzca savunmaya geçmeyin. Önce bi anlayın ve yeryüzünde var olan her şeyin, insalığın ortak ürünü olduğunu kabullenin. Evrimi inkar etmek işinize geliyor olabilir buna itirazım yok, herkes herşeyi kabul edecek diye bir kaide yok zaten. Ancak siz saçma buluyorsunuz diye de gerçekler değişmez bunu da unutmayın. Bütün kainat hareket halindeyse, herşey ama herşey, küçücük bir toz zerresi bile sürekli değişim halindeyse bu evrende, heranı değişim içinde olan bir kainatı 1500 yıl önce yazılmış ve hiç değişmemiş, değişmesi de mümkün olmayan bir kitaba göre açıklamaya çalışmak ne kadar akılcı olur, düşünmenizi tavsiye ederim. Tanrıyı gören, duyan, varlığını elle tutulur gözle görülür şekilde hissedebilen hiç kimse olmadığına göre, insanların tanrı inancı sadec ve sadece kainata dair gördüklerinin büyüsünden kaynaklanmaktadır. Bu kadar büyük bir kainat kendi kendine olamaz, o zaman bunun mutlaka bir yapıcısı vardır. Başka türlü bu “MUHTEŞEM DÜZEN” olmamazdı. “MUHTEŞEM DÜZEN” insanoğlunun en büyük yanılgılarından biri de bu muhteşem düzen yanılgısıdır. Objektif bir şekilde bakınca aslında hiç de muhteşem bir düzenin olmadığını görüyoruz. Düzenden kasıt, canlıların barış içinde, birbirlerinin varlıklarına saygı duyarak yaşaması ise, yeryüzü kuruldu kurulalı böyle bir barış, hiçbir türde görülmedi. Biz de buna dahiliz. Yok eğer canlıların bedensel olarak işleyişindeki düzenden bahsediliyorsa, Türkiye de sadece zihinsel engelli olarak dünyaya gelen birey sayısı 800 bin kişi. Sadce Türkiyedeki rakamdır bu. Üstelik sadece zihinsel engeli oanların sayısıdır. Otizm, görme engeli, duyma engeli, fiziksel engel, davranış bozukluğu, başka türlü adlandırılamayan engelliler, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, anemi, yapışık ikizler, ölü doğumlar vs vs hiç hesaba katılmış değil. Yani kısaca burada da bir düzen söz konusu değil. Eğer kast edilen şey, gezegenlerin yörüngeleriyse, artık hepimiz biliyoruz ki bu yörüngeler de stabil değil. Maalesef bütün inanç sistemleri için söylemek gerekirse, inançları tamamen bir varsayıma dayanmakta. Hal böyleyken, bilimin ortaya koyduğu argümanlara güvenmek çok daha akıllıca geliyor bana. (Şahsi fikrim)

  54. Edip diyor ki:

    izlemeye değer

TWITTER | FACEBOOK